Anamur Ziraat Odası

Vatan Hürriyet Ekmek

ZOBİS
ZOBİS
Anamur Ziraat Odası > Üreticinin Sesi

Üreticinin Sesi

ÇİLEK BİTKİSİNDE GÖRÜLEN DON ZARARININ BELİRTİLERİ

TARIMSAL EĞİTİMİN ÖNEMİ


Türkiye sahip olduğu coğrafik yapı, ekolojik koşullar ve toprak yapısı yönünden oldukça uygun bir ekolojiye sahiptir. İklim ve ekolojik koşulların elverişli olması ve  tarıma elverişli arazilerin varlığı bakımından önemli bir ülke konumundadır. Ülkemizde, Dünya’nın bir çok ülkesiyle karşılaştırıldığında, hemen hemen her mevsimde ve her bölgede meyve ve sebze üretimi söz konusudur. Ancak sahip olduğu bu özelliklere rağmen birçok ürünü ithal ediyoruz ve tarımda teknolojide dışa bağımlı durumundayız bunun önüne geçebilmemiz için başta tarım bilimcileri olmak üzere bizlere çok büyük işler düşüyor. İşte bu noktada tarımsal eğitimin ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz.

           Tarımsal öğretim aslında ilk çağlardan günümüze kadar gelen bir eğitimdir.  Yerleşik hayata geçen insanlar tarım yapmaya başladıkları andan itibaren  bilgi ve görgülerini gelecek kuşaklara aktararak bir tür eğitim uygulamışlardır. Günümüzde ise bilginin hızla gelişmesi beraberinde sürekli eğitimi de zorunlu hale getirmiştir.  Artan nüfusun toprak ve çevreye olumsuz etkisi, ürünlerin kalitesi, sağlıklı gıda üretimi, raf ömrünün uzatılması için kullanılan kimyasalların toplum sağlığı üzerindeki etkisi üzerine ciddi araştırma ve eğitim gerekiyor. Bütün bu problemler ancak etkili bir tarımsal eğitimi ile sağlanabilir.  Bu bağlamda yeterli akademik kadroya sahip fakülteler kurulmalı, çiftçi eğitim seminerleri yapılmalı, üniversite, tarım kuruluşları ve çiftçi arasında yakından ilişki kurulmalı ve yeni bilgilerden çiftçi haberdar edilmelidir. Tarımda verimliliği artması çiftçi eğitimiyle yakından ilgilidir. Tarımda teknolojilerin uygulanması her şeyden önce bilgi ve eğitim gerektirir.

           Bugün Tarımsal öğrenimin 170. Yıldönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tarımsal eğitim sayesinde ülkemiz adına birçok şeyi değiştirebiliriz. Hedefimiz tarımsal eğitimi daha nitelikli hale getirmektir. Bu konuda başarılı olabilmemiz için ülkemizdeki değerli tarım bilimcilerinin, tarım kuruluşlarının ve siz değerli üreticilerimizin birlikte hareket etmeleri gerekmektedir.

           Unutmayın EĞİTİM OLMAZSA TARIMDA OLMAZ...

                                                                                                                                           

                                                                                                      ANAMUR ZİRAAT ODASI TARIM DANIŞMANI

                                                                                                                     FATİME KORKMAZ

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜ’NÜN GİZLİ KAHRAMANLARI

       Kadın çiftçiler dünyanın her ülkesinde tarım sektörünün temel taşlarından biridir. Bugün dünyada 1.6 milyar kadın çiftçi bulunmaktadır. Bu çiftçiler dünya nüfusunun dörtte birini oluşturmaktadır. Kadın çiftçiler dünya gıda üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştirmektedir.

      Gerek dünyada gerekse Türkiye’de tarımsal üretimin ve kırsal hayatın sürekliliğin sağlanmasında en önemli rolü kırsal kadınlar oynamaktadır. Bugün üretebildiğimiz her türlü ürünlerde; Akdeniz’in serasında, Karadeniz’in fındığında, çayında, Çukurova’nın pamuğunda, Ege’nin tütününde, İç Anadolu’nun buğdayında, şekerpancarında ve Doğu Anadolu’nun yaylasında kadınların rolü gerçekten çok büyük.

    Türk kadını bir yandan evinin gündelik işlerini yaparken, bir yandan da vatana millete hayırlı evlat yetiştirmek için çabalarken, bir yandan da tarımsal üretimdeki rolüyle karşımıza çıkar. Onlar kırsal ekonominin temel direkleri, tarım ve gıda sektörünün gizli kahramanlarıdır. Ne yazık ki bunca fedakarlık ve mücadeleye karşı hep arka planda kalıyorlar. Bunun arkasındaki en önemli neden kadınların, kırsal hayat içerisinde erkekler gibi üretici veya çiftçi olarak görülmemesindendir.

     Üretim rolü açısından kadınlar erkeklerin yardımcısı konumumdadır. Özellikle kadının üretim rolü içerisinde çiftçi olarak görülmemesi emeklerinin resmi istatistikte yer almamasına ve kazanılan gelirin değerlendirilmesinde kadının söz sahipliğini azaltmaktadır.

     Bu çerçeveden yola çıkarak kırsal kadınların mevcut statüsünü yükseltmek, devlet ve kamunun dikkatini, kadınların hayati fakat yeterince tanınmayan rollerine çekmek ve kadınların desteklenmesi için çalışmalar yapmak amacıyla 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü olarak ilan edilmiştir.

    Hem ülke ekonomisi hem de tarım sektörüne önemli katkılarda buluna kadın çiftçiler çok daha önde olmalı, ziraat odaları ve tarımsal kalkınma kooperatiflerinin yönetiminde  görülmelidir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kadın çiftçilere eğitim vermeli ve  çeşitli etkinliklerle onları teşvik etmelidir.

    Son olarak ülkemiz için son derece önemli olan kadın çiftçilerimizin Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. Kadın çiftçilerimizin Türkiye’nin gerçek gücü olduğunun farkında olması gerektiği ve  toplumlarda kadının iyi ve sağlıklı yetişmesi o ülkenin geleceğine yapılacak en büyük yatırım olduğu unutulmamalıdır. Kadın çiftçilerimizin sorunlarının çözümü geleceğimizin sigortası olacaktır.                                

                                                                                                 ANAMUR ZİRAAT ODASI TARIM DANIŞMANI

                                                                                                                   FATİME KORKMAZ